top of page
Ara


Polivagal Teori ile Güvende Hissetmek
Polyvagal Teoriyle Güvende Hissetmek: Duygusal Dengenin Biyolojisi İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri güvende hissetmektir — çünkü güven hissi, sadece bir duygu değil; bedenimizin, “artık nefes alabilirsin” deyişidir. Bu his, yalnızca zihinsel bir algı değil, sinir sistemimizin derinlerinden gelen biyolojik bir süreçtir. Polyvagal teori, bu sürecin dilini anlamamıza yardımcı olur. Hiç ani bir korku yaşadığınızda donup kaldığınız oldu mu? Ya da sevdiğiniz insanların yanında


İçsel Dünyadan Toplumsal Bağlama
İçsel Dünyadan Toplumsal Bağlama: İnsanı Anlamada İki Disiplinin Diyaloğu İnsanı anlamak, modern bilimlerin temel hedeflerinden biridir. Bu bağlamda psikoloji ve antropoloji, farklı yöntemsel yaklaşımlar geliştirse de ortak bir amaca hizmet eder: İnsan davranışlarını, düşüncelerini ve yaşam pratiklerini çözümlemek. Psikoloji bireyin zihinsel süreçlerine, duygularına ve davranışlarına odaklanırken; antropoloji kültürel yapıları, toplumsal ilişkileri ve anlam sistemlerini incel


Müzik Beyni Nasıl Değiştirir?
Nöroplastisite ve Müzik: Beynin Dönüşen Ritimleri İnsan beyni, yaşam boyu gelişime açık, esnek ve dönüşebilir bir yapıya sahiptir. Bu esnekliğe “nöroplastisite” adı verilir. Birey yeni bilgiler edindikçe, tekrar ettikçe ve farklı deneyimler yaşadıkça, beyindeki sinaptik bağlantılar yeniden şekillenir; bazı yollar güçlenir, bazı bölgeler ise yeni işlevler üstlenir. Bu mekanizma, zihinsel gelişim ve öğrenme süreçlerini anlamada temel bir çerçeve sunar. Müzik eğitimi, nöroplasti


Hastalıkların Gelişiminde Genetik ve Epigenetik Etkileşimler
Hastalıkların ortaya çıkışını anlamaya yönelik biyolojik yaklaşımlar, yalnızca genetik faktörlerin değerlendirilmesinin yeterli olmadığını ortaya koymaktadır. Genetik yatkınlık, birçok fiziksel ve psikiyatrik hastalığın gelişiminde temel bir rol oynasa da, bu yatkınlığın hastalığa dönüşme süreci genetik olmayan mekanizmalarla da şekillenir. Bu noktada epigenetik düzenlemeler, çevresel faktörlerin genlerin nasıl çalışacağını etkilemesini sağlar. Bu mekanizmalar, kalıtsal özel


Stres ve Sağlık: Psikolojik, Davranışsal ve Biyolojik Belirleyiciler
Schneiderman, Ironson ve Siegel (2005), stresin bireyin ruhsal ve bedensel sağlığı üzerindeki çok boyutlu etkilerini ele aldıkları bu kapsamlı derlemede, stres yanıtlarının kısa vadede uyum sağlayıcı olsa da, özellikle uzun süreli ve şiddetli stresörler karşısında sağlığı tehdit edici hale geldiğini vurgularlar. Stresin etkileri, bireyin genetik yatkınlıkları, erken dönem yaşantıları, baş etme stilleri ve psikososyal kaynakları ile şekillenir. Çocuklukta maruz kalınan ihmal,


Nöroplastisite ve Psikoterapi
Geçmiş yaşantılarımız, beynimizde sinaptik yollar oluşturur. Travmalar, zorlayıcı ilişkiler ve yoğun stres gibi deneyimler zamanla işlevsel olmayan nöral bağlantılara dönüşebilir; bu da kalıcı düşünce ve davranış kalıplarını şekillendirebilir. Ancak beyin sabit bir yapı değildir. Aksine, yaşam boyu değişebilen, esnek bir organdır. Bu kapasiteye nöroplastisite denir. Nöroplastisite, beynin deneyimlere bağlı olarak yeni sinir bağlantıları kurma yeteneğini ifade eder. Psi


Ruh Sağlığında Biyopsikososyal Yaklaşım
Ruh sağlığı, yalnızca zihinsel süreçlerle açıklanamayacak kadar çok katmanlı ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu karmaşıklık; genetik yatkınlıklardan nörokimyasal mekanizmalara, bireysel deneyimlerden toplumsal etkileşimlere uzanan çeşitli faktörlerin karşılıklı etkileşimiyle şekillenir. Bu bağlamda, Engel tarafından geliştirilen biyopsikososyal model; ruhsal sağlığın değerlendirilmesinde biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutların birlikte ele alınmasının önemini vurgulayarak
Tüm Yazılar
bottom of page
